Hayat Adına Herşey


 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 TELEVİZYONUN İCADI

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
tahtakama
Moderatör
Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 53
Yaş : 33
Location : Isparta
Kayıt tarihi : 13/09/07

MesajKonu: TELEVİZYONUN İCADI   Çarş. Eyl. 26, 2007 1:53 pm

21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfiyle başladı. Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen televizyonun babasıydı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. İskoçyaya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glascow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Birinci Dünya Savaşı sırasında eğitimine ara veren mucit, silahlı kuvvetlerde çalışmak istedi ama kabul edilmedi. Başvurusu reddedilen Baird, Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı ancak sağlık
problemleri işi bırakmasına sebep oldu. Clyde Valley ’den sonra aralarında Trinidad ’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sus$$$ ’e geri dönen ve burada tamirciliğe başladı. Nakkaş mucit Sus$$$’ deki mütevazı hayatı, Baird ’i 50 yıldır düşlediği televizyon icadı üzerinde yoğunlaşma fırsatı verdi.
Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devrelerden tarama diskler ekledi. Baird ’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve balmumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’nin dedesi kabul edildi. Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Logie Baird icadının parlak bulundu ama pek ciddiye alınmadı. İlk yayın BBC’den Baird ’in ilk ilkel TV’yi icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’inin TV yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başladı. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu. Baird televizyondan sonra infrared ışınlar üzerinde de çalışmalar yaptı. (d.13 Ağustos 1888; ö.14 Haziran 1946)
NASIL ÇALIŞIR
Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.Işık enerjisi elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesi ile başlamıştır.
Bu prensibe göre selenyum üzerine parlak ışık düşerse; sinyal kuvvetli , soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır. Genliği değişen bu sinyal radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda görüntü teşekkül eder.TV bu bakımdan “uzaktan görme” manasına gelir. TV bir noktadaki ışık şiddeti radyo dalgalarına dönüştürme,sonra bu dalgalardan,eş şiddette bir ışıklı nokta elde etme esasına dayanır.Nakledilecek görüntü, yüz binlerce kareye bölündükten sonra,her bir kare,homojen şeklinde aydınlanmış noktalar gibi kabul edilip,bu noktalardaki ışık şiddeti TV verici sisteminde radyo dalgalarına, dalgalarda TV alıcılarına da yeniden ışığa dönüştürü.
Görüntüdeki kareler çok hızlı tarandığı için, alıcı ekranlarında tek ,tek ışıklı noktalar değil, değişik aydınlıkta karelerin meydana getirdiği resimler gözlenir.
Renkli televizyon,bütün renkleri yeşil, mavi ve kırmızının değişik oranlarda karıştırılması ile elde edilebileceği gerçeğine dayanır.Nakledilecek görüntü, yeşile, maviye ve kırmızıya duyarlı olan üç ayrı kamera tarafından aynı anda taranır.Elde edilen üç ayrı elektromanyetik dalga, alıcı sistemin ekranında, biri yeşil biri mavi ve biri kırmızı olan üç görüntüyü üst, üste düşürür ve bu renklerin karışmasından, tabii renklenmeler yeniden elde edilir.

_________________
hayatta hiç tesadüfe tesadüf edilmemiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yvz
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 262
Yaş : 32
Location : Angara....İstanbul
Kayıt tarihi : 30/08/07

MesajKonu: Geri: TELEVİZYONUN İCADI   Çarş. Eyl. 26, 2007 2:15 pm

zaruret insanı kaşif yaparmış..
reçel fabrikalarından nerelere.
adam lavabo ve çay tenekesinden yapıyor ilk televizyonunu be.

_________________
Visual Studio 2005
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://heygidigunler.yetkinforum.net
EnemyOfSelf
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 140
Location : İstanbul
Kayıt tarihi : 30/08/07

MesajKonu: Geri: TELEVİZYONUN İCADI   Çarş. Eyl. 26, 2007 2:18 pm

tahtakama el atmısken bide bize plazma Lcd ekran nasıl tupsuz calısıyo onu da anlatsan cok makbule gecer.

_________________
Bir Pesimistin GözYaşları!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maycil.wordpress.com
tahtakama
Moderatör
Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 53
Yaş : 33
Location : Isparta
Kayıt tarihi : 13/09/07

MesajKonu: Geri: TELEVİZYONUN İCADI   Çarş. Eyl. 26, 2007 2:27 pm

EnemyOfSelf demiş ki:
tahtakama el atmısken bide bize plazma Lcd ekran nasıl tupsuz calısıyo onu da anlatsan cok makbule gecer.
Monitörler

Monitörler bilgisayar ile kullanıcı arasındaki görüntülü iletişimi sağlayan çıkış aygıtlarıdır.

CRT Monitörler
Bir monitörün en önemli parçası çeşitli elektronik devrelerle birlikte CRT (Chatode Ray Tube – Katot Işınlı Tüp) denilen havası boşaltılmış ve ön yüzeyi binlerce fosfor noktacığından (dot) oluşan koni şeklindeki tüptür.

Bu tüpün geniş tarafı dikdörtgen şeklindedir. Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur.

Tabanca içerisindeki katot levhaları tel ızgaralar ile ısıtılır ve tüp içerisinde serbestçe dolaşan elektron bulutu oluşturulur. Negatif kutuplandırılan katotlar ile pozitif kutuplandırılan ekranın dış yüzeyi arasında büyük bir gerilim farkı oluşur. Bu durumda katotlarda oluşan elektronlar dış yüzeye doğru fırlar.

Sabit olarak yerleştirilen odaklama elemanları bu elektronları bir araya getirerek bir ışın halinde ekran orta yüzeyinde odaklar. Bu ışını ekranın istenilen taraflarına yönlendirmek için elektron tabancasının etrafında yatay ve dikey saptırma bobinleri bulunur. İşte bu ışının ön yüzeyde gezdirilmesi suretiyle ortaya görüntüler çıkar.

Ekran kartından sinyal geldiği müddetçe bu ışın monitörün sol üst köşesinden başlayarak fosfor ile kaplı ön yüzeyi tarar. Burada fosfor kullanılmasının sebebi son nokta taranıncaya kadar resmi ekranda tutmak içindir.

Elektron demetinin ekranı saniyede kaç defa taradığı ekran kartı tarafından belirlenir. Bu değer saniyede 50 ile 120 arasında değişir. Bu değerler “tazeleme” frekansı olarak isimlendirilir. Değerin yüksek olması görüntü kalitesini ciddi ölçüde artıracaktır. Değer düşük olursa monitörde gözü yoran kıpraşımlar daha da fazla olacaktır.

Renkli monitörlerde renklerin oluşması için üç temel renk (kırmızı-yeşil-mavi) kullanılır. Her renk için elektron tabancası içerisinde bir ışın demeti oluşturan eleman vardır. Ayrıca ekran yüzeyi de üç ayrı renkten oluşan fosfor tabakasından oluşur. Bu tabakalar delikli bir maskenin arasından aydınlatılır. Hassas bir şekilde ayarlanan bu deliklerde her renge ait ışın demeti sadece o renge çarpar.

Monitördeki her nokta üç ayrı renkteki fosfor damlacığından oluşur. Bu üç fosfor damlacığı da bir araya gelerek “pixel” leri oluşturur. Birbirine en yakın aynı renkteki iki noktanın merkezleri arasındaki uzaklığa “dot pitch” denir. Nokta aralığı anlamına gelen bu ifadenin bu günkü değerleri 0.24 mm ile 0.28 mm arasında değişmektedir. Bu değerlerin küçük olması görüntü kalitesinin artması anlamına gelir.



LCD Monitörler
LCD (Liquid Cyristal Diode) monitörlerde görüntü sıvı kristal diyotlar yardımıyla sağlanmaktadır. Bu diyotlara gerilim uygulandığında, içlerindeki moleküllerin polarizasyonu değişmekte ve beraberinde de diyodun geçirgenliği değişmektedir. Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız. Normalde şeffaf olan bu diyotlara gerilim uygulandığında geçirgenliklerini kaybederler ve siyaha dönerler. Renkli LCD monitörlerde ise çok ufak ve birden fazla diyot kamanı kullanılarak görüntü alınmaktadır.


LCD monitörler DSTN ve TFT olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ucuz olan ve “passive matrix” teknolojisini kullanan DSTN (Dual-Scan Twisted Nematic)’ler çözünürlükleri ve görüş açıları TFT’lerden düşük olan monitörlerdir. Bu monitörler genelde dizüstü bilgisayarlarda kullanılmaktadır. TFT (Thin Film Transistor)’ler ise “active matrix” adı verilen ve görüntüyü daha parlak ve keskin gösteren bir teknoloji kullanırlar. TFT’lerde her piksel bir ya da dört transistör tarafından kontrol edilir ve bu sayede flat panel ekranlar arasında en iyi çözünürlüğü sunarlar.


Interlaced ve Non-Interlaced Monitör


Interlaced monitörlerde önce tek satırların daha sonra da cift satırların tazelendiği bir tarama şekli kullanılmaktadır. Bu yöntem ekran çözünürlüğünü artırmak için uygun bir yöntemdir, fakat ekranda titreşime sebep olunmaktadır.

Non-interlaced monitörlerde ekranın üstünden altına doğru bir döngü ile her satır tazelenir. Bu olay titreşimi azaltmaktadır ve günümüzde bu tip monitörler kullanılmaktadır.



256, Yüksek ve Gerçek Renkler
Monitörde görüntülenen renk sayısı ekran kartının hafızası ile ilgilidir. 256, yüksek ve gerçek renk terimleri renk bilgisini depolamak için kullanılan bit sayısını ifade eder. Bit sayısının fazlalığı, renk sayısının ve aynı zamanda video RAM’in fazlalığı demektir.

256 renk 8 bit’i kullanır ve ekranda sadece 256 farklı renk görünür. Yüksek (high) renk 16 bit’i kullanır ve ekranda 65536 (64K) renk görüntülenir. Gerçek (true) renk 24 bit kullanır ve ekranda 16 milyon ren görüntülenir. 16 ve 24 bit arasındaki fark insan gözü tarafından algılanmaz.



Ekran kartı için gereken video RAM miktarı şu şekilde formüle edilebilir:

yatay çözünürlük x dikey çözünürlük x 1 pixel için gereken byte miktarı = ekran kartında bulunması gereken minimum ram miktarı (byte)

16 renkte: 1 pixel için 0,5 byte

256 renkte : 1 pixel için 1 byte

64K renkte: 1 pixel için 2 byte

16,7 milyon renkte: 1 pixel için 3 byte gerekir.

Mesela: 16,7 milyon renk ve 1024 x 768 çözünürlük için;

1024 x 768 x 3 = 2,359,296 byte = 2,4 MB (yaklaşık) video RAM gerekmektedir. Dolayısıyla piyasada bu sınırın üzerinde 4 MB ekran kartı bulunduğundan en azından bunun kullanılması gerekmektedir
ALINTIDIR

_________________
hayatta hiç tesadüfe tesadüf edilmemiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
EnemyOfSelf
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 140
Location : İstanbul
Kayıt tarihi : 30/08/07

MesajKonu: Geri: TELEVİZYONUN İCADI   Çarş. Eyl. 26, 2007 2:31 pm

hocam eline saglık ta ..
Bize kaynak goster. Olmuyo bole.Very Happy

Bizde yararlanalım resimlerden dimi. bole sırf yazıda olmuyo Very Happy

_________________
Bir Pesimistin GözYaşları!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maycil.wordpress.com
yvz
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 262
Yaş : 32
Location : Angara....İstanbul
Kayıt tarihi : 30/08/07

MesajKonu: Geri: TELEVİZYONUN İCADI   Çarş. Eyl. 26, 2007 8:18 pm

EnemyOfSelf demiş ki:
hocam eline saglık ta ..
Bize kaynak goster. Olmuyo bole.Very Happy

ne yani inanmıyon mu benim moduma şimdi sen Evil or Very Mad

_________________
Visual Studio 2005
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://heygidigunler.yetkinforum.net
İlanihaye

avatar

Mesaj Sayısı : 42
Kayıt tarihi : 01/09/07

MesajKonu: Geri: TELEVİZYONUN İCADI   C.tesi Ekim 06, 2007 12:02 pm

Bak tv dedınız bende bu haberı yollıyım


3 Milimetre Kalınlığında TV 06.10.2007
Japon elektronik devi Sony, organik ışık yayan diyot (OLED) teknolojisi kullanarak geliştirdiği ultra ince televizyonu aralıkta piyasaya çıkarıyor. Yenilik ve icatlar konusundaki şöhretini canlı tutmak isteyen ve Amerikan Apple ile Japon Nintendo karşısında son yıllarda rekabet konusunda sıkıntılar yaşayan Sony şirketinin yeni kuşak televizyon ekranının kalınlığı sadece 3 mm.

Kendisini aydınlatan ve arkadan ışığa ihtiyacı bulunmayan organik görüntü ekranı, iki levha arasında çok ince bir organik malzeme katmanından oluşuyor ve LCD ekranlarından daha az elektrik tüketiyor, daha parlak görüntü sağlıyor ve çeşitli açılardan rahatlıkla izlenebiliyor.



Off işin pisliğini cıkardıalr. Bilimkurgu fılmelerındekı gıbı olmamıza ramak kaldı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
TELEVİZYONUN İCADI
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hayat Adına Herşey :: Teknoloji-Yenilik :: Bilim Teknik-
Buraya geçin: